Montreal Deklarasyonu, Kanada’da Montreal Üniversitesi öncülüğünde akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla geliştirilen bir etik çerçevedir. Deklarasyon, 2018 yılında kamuoyuna açılmış ve geniş bir katılımcı süreçle şekillendirilmiştir. Montreal Deklarasyonu, yapay zekanın demokratik ve katılımcı bir şekilde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan önemli bir belgedir.
Montreal Deklarasyonu, on temel ilkeyi ortaya koymaktadır. Refah ilkesi, yapay zekanın tüm canlı varlıkların refahını artıracak şekilde geliştirilmesi gerektiğini belirtir. Özerklik ilkesi, yapay zekanın insan özerkliğini desteklemesi ve insanların kendi yaşamları üzerindeki kontrolünü artırması gerektiğini vurgular.
Adalet ilkesi, yapay zekanın toplumsal eşitsizlikleri azaltması, kaynakların adil dağıtılmasına katkıda bulunması ve ayrımcılığı önlemesi gerektiğini ifade eder. Gizlilik ilkesi, kişisel verilerin korunması ve bireylerin mahremiyetine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtir.
Bilgi ilkesi, yapay zeka sistemlerinin şeffaf olması ve kamuoyunun yapay zeka hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini vurgular. Demokrasi ilkesi, yapay zekanın demokratik süreçleri güçlendirmesi ve demokratik değerlere saygı göstermesi gerektiğini ifade eder.
Sorumluluk ilkesi, yapay zeka sistemlerinin geliştiricilerinin ve kullanıcılarının hesap verebilir olması gerektiğini belirtir. Sürdürülebilirlik ilkesi, yapay zekanın çevresel sürdürülebilirliği desteklemesi gerektiğini vurgular.
İhtiyat ilkesi, yapay zekanın potansiyel risklerinin önceden değerlendirilmesi ve belirsizlik durumunda temkinli davranılması gerektiğini ifade eder. Dayanışma ilkesi ise yapay zekanın toplumsal dayanışmayı artırması ve insanlar arasındaki bağları güçlendirmesi gerektiğini vurgular.
Montreal Deklarasyonu, yapay zeka etiği tartışmalarına katılımcı demokrasi perspektifini getirmesi ve sivil toplumun sesini duyurması açısından önemlidir.